
Genital siğillerin ve kondilomların tedavisinde daha nadir
kullanılan veya henüz araştırma aşamasında olan tedavi
yöntemleri vardır. Bunların bir kısmı hekimler tarafından tercih
edilmelerine rağmen bir kısmı ise artık hiç kullanılmamaktadır.
Sizlere bir fikir vermesi açısından
klasik tedavi yöntemleri
dışında kalan tüm bu tedavi seçeneklerini aşağıda
sınıfladık.
Salisilik Asit :
Yaygın olmayan genital siğil tedavisinde eskiden ilk tercihlerden biri idi , fakat günümüzde yaygın kullanılmamaktadır. Genelde salisilik asit bir poliakrilik veya kollodion baz içinde bulunur. Bazı yayınlar tedavinin başlamasından 2 hafta sonra siğil lezyonlarının %18’inde tam veya kısmi iyileşme bildirmiştir. Diğer bir avantajı hastanın kendisinin tedaviyi uygulayabilmesidir; fakat buna bağlı olarak da lezyon çevresinde irritasyon ve hassasiyet sık görülmektedir. Genital siğillerin tedaviisnda yaygın yan etkileri ve ciltte hassasiyet yapması dolayısı ile artık tedavide yeri yoktur.
Laktik asit :
Formülasyonlarda keratolitik aktiviteyi arttırmak amacıyla kullanılır ve diğer kimyasal soyucularla birlikte kullanılabilir. Genital siğil, kondülom tedavisinde yaygın yan etkileri ve ciltte hassasiyet yapması dolayısı ile artık tedavide yeri yoktur
Triklorasetik Asit (TCA), Asit ile yakma:
Günümüzde bazı merkezler ve doktorlar tarafından tercih edilmesine rağmen gelişmiş ülkelerde genital siğillerin tedavinde kullanılmamaktadır. %50–80’lik kontrasyonlarda kullanıldığında ciltte,epidermiste nekroz yaratır. Genellikle %80’lik solüsyonu doktor tarafından haftalık olarak uygulanır. Yapılan bir araştırmada dış genital verrukaların, siğllerin tedavisinde 6 haftalık bir süreç içinde %50-70’lik bir iyileşme saptanmıştır. Aynı çalışma grubunda ise koterizasyon ve kriyoterapide %86’lık oranla daha yüz güldürücü sonuçlar vermiştir. TCA tedavisi sırasında ülserasyona daha sık rastlanılmaktadır . TCA üst epidermis katmanlarını tahrip ettiğinden, podofilin gibi diğer tedavi ajanlarıyla beraber de kullanılabilir . Yaygın cilt lezyonu, tahriş ve nekroz yapmasından dolayı artık ilk tercih olarak kullanılmamakta, bizim kendi uygulamalarımızda da bu tedaviye yer verilmemektedir.
Kantaridin :
Cantharis vesicatoria adlı bir bitkiden elde edilir. %0,7 konsantrasyonundaki solüsyonu deriye uygulandıktan sonra, intraepidermal bir bül ve sonuçta epidermiste yıkım oluşturur. Genellikle doktor tarafından haftada 1 kez uygulanır. Genital siğil, kondülom tedavisinde yaygın yan etkileri ve ciltte hassasiyet yapması dolayısı ile artık tedavide yeri yoktur
Formaldehit :
Antivirütik özellikleri olup %0,7 jel ve %3 solüsyon şeklinde formları mevcuttur. Banyo şeklinde kullanıldığında siğillerin ,verrukaların yüzeylerinin soyulmasıyla beraber etkili olabilmektedir. Genital siğil, kondülom tedavisinde yaygın yan etkileri ve ciltte hassasiyet yapması dolayısı ile artık tedavide yeri yoktur
Gluteraldehit :
Piyasada %10’luk jel ve solüsyon formları mevcut olup deriyi sertleştirir ve daha kolay soyulmasını sağlar. Yapılan kontrolsüz bir çalışmada %20’lik gluteraldehit solüsyonunun günde 1 kez 3 ay boyunca uygulandığı 25 hastanın %70’sinde lezyonlarda temizlenme görülmüştür. Yan etkileri arasında deriyi kahverengi 20 renge boyaması ve bir vakada görülen uygulama sonrası nekrozsayılabilir. Genital siğil, kondülom tedavisinde yaygın yan etkileri ve ciltte hassasiyet yapması dolayısı ile artık tedavide yeri yoktur
Cerrahi Eksizyon :
Hastalar tarafından kısa sürede sonuç veren bir yöntem gibi
görülür, ancak kullanım alanı kısıtlıdır. Sınırlı, perianal veya
genital siğillerde verrukalarda cerrahi eksizyon uygulanabilir,
fakat %20 oranında nüks görülür. Uygulama sonrası ağrı fazkladır.
Sadece mons pubis üzerindeki geniş tabanlı genital siğil ,kondilomların
tedavisinde cerrahi eksizyon tercih tercih edilmelidir, bu
durumda çok iyi sonuçlar alınmakytadır.
Küretaj
:
Künt disseksiyon siğil lezyonlarının küretajında uygulanan basit ve etkili bir metoddur. Mons pubiste ve gluteal bölgede çok büyük siğillerin sınırı net bir şekilde belirdiğinde lidokain ile lokal anestezi uygulandıktan sonra lezyon küret ile disseke edilir.Aslında bir çeşit cerrahi eksizyondur. Nadir durumlar dışında tercih edilmemektedir.
5 – Fluorourasil :
Tedaviye direnç gösteren siğllerin, verrukaların tedavisinde 5-fluorourasil etkili bir tedavi yöntemidir. İlaç lezyonun üzerine veya intralezyonel olarak uygulanabilir. 5–fluorourasil’in günlük olarak uygulandığı bir çalışmada 11 hastanın 9’unda ilacın krem formülüyle 6 haftalık tedavi sonrası lezyonların tamamında gerileme saptanmıştır . Fakat özellikle mukozal lezyonların tedavisinde lokal irritasyon ve hassasiyet gelişebilmektedir; bu nedenle uygulama sıklığı haftada 2 uygulamaya kadar düşürülebilir. Teratojenik bir molekül olduğundan doğurganlık dönemdeki kadın hastaların mutlaka bu tedavi sırasında gebe kalmamaları gerekmektedir. Genital siğil tedavisindeki uygulanma alanı çok kısıtlıdır.
Bleomisin :
Bleomisin sitotoksik bir kimyasal molekül olup siğillerin
tedavisinde intralezyonel olarak, 0.05 U/ml dozunda enjekte
edilerek kullanılmaktadır. Uygulama sonrası ilacın periferik
dolaşıma da geçtiği tespit edildiğinden, gebelerde
kullanılmamalıdır. Genital siğil tedavisindeki uygulanma alanı
günümüzde yoktur.
Podofilin / Podofilotoksin :
Podofilin, Podophylum peltatum bitkisinden elde edilen bir
ekstredir. Podofilotoksin ise podofilin karışımı içinde bulunan
aktif madde olup antimitotik özelliklere sahiptir. Mitoz
sırasında mikrotübüllere bağlanarak hücresel bölünmeyi engeller.
Özellikle anogenital siğllerin ,verrukaların tedavisinde
kullanılır. Uygulamada lezyonların üzerine bir fırça yardımıyla
sürülür ve 1-6 saat yıkanmadan bekletildikten sonra yıkanır.
Stratum korneumun kalın olduğu lezyonlarda etkinliği
azalacağından, keratolitiklerle birlikte kullanılabilir. Yapılan
bir klinik çalışmanın sonuçlarına göre hastalardaki lezyonların
temizlenme oranı %66 ile %79 arasında değişmektedir; fakat 9 ay
içinde %22 oranlarında nüks görülmüştür.
Yan
etkileri arasında lokal irritasyon, steril püstül oluşumu ve
bakteriyel infeksiyonlar sayılabilir. Yaygın lezyonlarda
kullanıldığında sistemik dolaşıma geçip mide bulantısı, kusma,
konfüzyon, böbrek yetmezliği, paresteziler, lökopeni ve koma
gibi semptomlara yol açabilir. Teratojenik ve mutajenik etkileri
nedeniyle hamile kadınlarda kullanılmamalıdır. Sadece bir hekim
tarafından uygulanan bu yöntem nadir tercih edilmektedir. Bazen
bizler de küçük kondilomlarda diğer tedavi yöntemlerini takiben
uygulamakatayız.
Retinoik asitler :
Tretinonin genelde lezyonlu bölgelere %0.01 ve %0.025’lik krem formlarının birkaç hafta süreyle uygulanması, lezyonların temizlenmesi için yeterli olmaktadır. Retinoik asitler yaygın siğil lezyonlarının tedavisinde oral yolla da kullanılabilir. Genital siğillerin tedaviisnda yaygın yan etkileri ve ciltte hassasiyet yapması dolayısı ile artık tedavide yeri yoktur.
İmikuimod, aldara
İmikuimod immun cevap düzenleyici özellikleri olan bir molekül olup, bu etkilerini T ve doğal öldürücü hücre aktivitesini indükleyerek oluşturur. Ayrıca interferon (IFN)-a, TNF ve diğer bazı interlökinlerin monosit, makrofaj ve dendritik hücrelerden salınımını aktive eder. Spesifik sitotoksik bir T lenfosit yanıtı uyandırması sonucu siğil lezyonlarında gerileme oluşturur. Avantajı hastalar tarafından ev şartlarında uygulanabilmesidir. Fakat özellikle kapalı ve nemli deri alanlarında kullanıldığında lokal irritasyona neden olabilir. Böyle durumlarda belirli bir süre tedaviye ara verilerek, lokal reaksiyon geçtikten sonra imikuimod kullanımına devam edilebilir. İrritasyonun görülmediği durumlarda tedavi sıklığı imikuimod ( aldara )günlük uygulanacak şekilde arttırılabilir. Imikuimod, sıklıkla genital verrukaların tedavisinde kullanılmaktadır. Kontrollü bir çalışmada genital veya perianal kondilom lezyonlarına 4 ay boyunca haftada 3 kez %5’lik imikuimod kremi uygulanmış ve 96 hastanın %56’sında başlangıçtaki siğillerin tümünde temizlenme saptanırken, plasebo grubunda bu oran %14’de kalmıştır. Vajina içinde ve labium minus iç yüzeyindeki lezyonlarda aşırı hassasiyetten dolayı ve gebelerde de taratojenik etki yapması sebebi ile kullanılmamalıdır.Eczanelerde aldara ticari ismi ile satılmaktadır.
İnterferon
İnterferon antiviral, antiproliferatif ve immun cevabı düzenleyici etkileri bulunan bir molekül olup çok merkezli, çift-kör ve plasebo kontrollü bir çalışmada IFN alfa-2a’nın genital ve perianal siğillerde güvenli ve etkili bir tedavi seçeneği olduğu kanıtlanmıştır. Benzer tedavi seçeneklerine göre lezyon temizlenme oranlarında belirgin bir üstünlük gözlenmemekle beraber, doktor tarafından uygulanabilmesi ve pahalı bir tedavi olması İnterferon un ancak yüksek motivasyona sahip ve diğer tedavi seçeneklerine direnç gösteren hastalarda uygulanabileceğini düşündürmektedir.
Simetidin ve Ranitidin
Simetidin ve Ranitidin H2 reseptör blokerleridir. Özellikle
yüksek dozlarda kullanıldıklarında lenfosit çoğalmasını
arttırıp, Tsupressör hücre fonksiyonlarını baskıladıkları
saptanmıştır. Mukokütanöz kandidiyazis (mantar) ve herpes virüs
infeksiyonlarında etkili oldukları görülmüştür. Fakat çift-kör,
plasebo kontrollü üç çalışmada kondilom, hpv lezyonlarının
tedavisinde etkisiz olduklarıgösterilmiştir. Bu sebeple HPV
lezyonlarında kulanım yeri yoktur.
Levamizol
Levamizol de immunmodülatör olarak denenmiştir; ancak tedavi sonuçları değişkendir ve rutin olarak kullanılmamaktadırlar. İmmunizasyon yöntemleri ise deneme aşamasında olup, virüs benzeri partiküllerin (virus-like particules :VLP) üretilmesi serolojik değerlendirme, spesifik immunizasyon ve immunoterapi çalışmalarında önemli bir gelişmedir. VLP’ler ile ilgili araştırmalar fazda olup aşılar immunojenik ve güvenlidir. HPV’e ait erken evre proteinlerinin de eklenmesiyle tedavi edici potansiyel gösterebilirler. Kullanımı deneme aşamasındadır ve HPV ile etksiinde ciddi yayınlar yoktur.
SADBE ( Skuarik asid dibütil ester)
SADBE potent bir topikal sensitizan moleküldür. Avrupa’da ve güney doğu Asya’da alopesi areata’nın ve siğil,verruka lezyonlarının tedavisinde kullanımı popülerlik kazanmıştır. Ames analizlerine göre mutajenik veya teratojenik özellikler içermemektedir. Siğillere olan etkisi antikor bağımlı hücre aracılıklı sitotoksite de verrukaların temizlenmesinde rol oynayan bir immun yanıt olarak bildirilmiştir.
Sonuçta SADBE’nin oluşturduğu immun yanıt, tüm bu mekanizmaların bir kombinasyonu olarak değerlendirilebilir. Tedavi süresi ise daha önce yapılan çalışmalarda 1 ile 12 ay arasında tutulmuş olup kesinbir süre belirtilmemiştir. Yapılan çeşitli çalışmalarda SADBE’nin uygulaması doktorun ofisinde veya evde hasta tarafından yapılmıştır. Genital siğilleride kullanımı ve etkisi hakkında henüz yeterli çalışma yoktur.
HPV ,Genital Siğil Tedavi Detayları İçin Tıklayın
HPV,Genital Siğil Sorunu, Genital Siğiller Kondilom Tedavisi
Hakkındaki Diğer Tüm Yazılarımız...